Batı Cephesinde Sulh Çalışmaları

Batı Cephesinde Sulh Çalışmaları

Bilindiği gibi ondört seneden beri batı hududlanmızda küf-fâr ile cenk ediliyordu. Bu cenklere, gerek Anadoluda Celâli hareketleri gerekse Iranın mütecaviz durumu sebebiyle son verilip mezkûr huzursuzlukların ve İran tecavüzatının yok edilmesi için bir heyeti murahhasa kurmuş ve Diyarbekir es­ki Beylerbeyi Murad (Kuyucu) Paşa idaresinde müzakerelere başlamıştı. Padişah, Sadrazam Lala Mehmed Paşa'yı Maca-ristandan geri çağırdı. Bu fermana uyan Lala Mehmed Paşa Istanbula geldi. Padişah-ı şahanenin huzuruna çıktı. Hazreti padişah doğu sınırlarımızda İran tecavüzatından dahilde ise Uzun Halil adlı eşkiyanın hareketlerinin bastırılması için Ma-caristandaki savaşın şerefli bir barışla bitirilmesi icab ettiğini bunun için mutlak surette Estergon Kalesinin fethi gerekir di­ye noktai nazarını bildirdi. Avusturyalılar ile sulh yapılırsa çok daha güzel olur buyruldu. Bu talimatı alan Lala Mehmet Paşa derhal orduyu hümayunun başına dönerek bir nefeste Estergon kalesini fetihten başka Vişegrard ve Plato kalelerini de mülükü şahaneye ilave eyledi. Hazreti padişah bu muvaf­fakiyetten pek memnun kaldı. Sunuda tebarüz ettirmek ge-rekirki bu muharebelerde Erdel Voyvodası Bokasi'nin yaptığı hizmetin, padişahı şahanede makbul sayılması münasebetiy-je £rdel Beyliğine ilaveten Macaristan Krallığı dahi kendisine verilmiş ve kendisinden sonraki evlatlarına kalması için mü­saade verilmişti. Bokasi, kendisini Macaristanın başşehri olan Budin'e davet eden sadrazamın nezdine giderek yüzüne karşı okunan fermanı dinledikten sonra İstanbulda yaptırılan tacı başına koyan eli sarılıp öptü. Bu el Devleti Osmanİyye-nin Sadrazamının eliydi.

Sadrazam süslü bir kılıcı Bokasi'nin beline taktı. Kaanuni Sultan Süleyman zamanında Avusturyalılardan alınan şehrin camie tahvil edilmiş kiliselerin haricindeki kiliseler Boka­si'nin emrine verilmiştir. Bu krallıktan on sene vergi alınma­ma okunan fermanda derpiş olunmuştu On seneden sonra yılda onbin duka altını vergi vermesi emrolunmuştu.

Görülüyorki; genel olarak duraklama devri olarak tanımla­nan zaman içinde Devleti aliyye hâlâ Avrupalılara kral tayin edebiliyordu. İşte kuvvetli, olmanın ne kadar önemli olduğu bir daha gözler önüne serilmiş oluyordu. Her neyse bu seferi hürnayuhda güzel bir neticeye bağlanmıştı.
Top