Kullanıcı girişi

Sultan Mustafa'yı İsteriz


Padişah huzurunda son söylenen söz şu oldu: »Padişahım, ben kulunu dahi isterlerse ver, yeterki siz sağ olasınız.» Bu sözün sahibi Ohrili Hüseyin Paşa idi. Ne varki söz bitmiş, iş olacağa kalmış idi. Murahhas heyeti huzuru hümayundan çıkmış fakat Padişahın iradesiyle saraydan dışarı çıkartılma­mıştı. Yâni isyancıların arasına dönememişler diğer bir tabir­le sarayda enterne edilmişlerdi. Eğer bütün ulema efendiler saray'a gelmiş olsalardı belki isyancılar başsız kalır çaresiz dağılırlar idi. Fakat Gubarî Efendinin başkanlığındaki murah­has heyetinin dışında kalanlar isyancıların yanında oldukla­rından hareket dağılmadı, hatta durum daha nazik bir merte­beye geldi.

Genç Osman, enterne ettiği ulemayı kurtarmak bahane­siyle, isyancıların saraya girmelerine sanki koz vermiş olu­yordu. Üzün bir zaman geçmiş fakat saraya giden heyet bir türlü gözükmüyordu... Ayasofya'nın minarelerine gözcü çı­karıp, baktırdılar. Oradan sarayın içi ayna gibi görülüyor, fa­kat hiç canlı varlık görülmüyordu. Adeta in, cin top oynuyor­du.

İsyancılar saraya doğru yürüyüşe geçtiler. Birinci kapı di­ğer tabirle Bâb-ı Hümayundan hiç bir mukavemet görmeden geçtiler. Orta kapıyı geçtiklerindede aynı minval devam edince ilk sloganlarını patlattılar: «Veziriazamı, Darüssade Ağasını, Hoca Ömer Efendinin kellesini isteriz.» Kafile son kapı olan Babüssade Önüne geldiklerinde sloganlar kesilmiş ortalığı büyük bir sessizlik kaplamış, ayak seslerinden ve he­yecanlı nefeslerin hırıltılı gürültüsünden başka ses çıkmıyor­du. Evet.. Cihanı titreten devletin padişahının, islâm Halife­sinin hanesi harem dairesinin önüne gelmişlerdi...

Birdenbire tek bir ses, her şeyi belki tarihin akışını bile de-öistirmeye yetti «Sultan Mustafa'y1 isteriz." Bu avaz bütün ka­falarda dolaştı cemaat bir dalgalandı, kimi iç çekti, kimi ey­vah dedi içinden fakat hava titredi bu fısıltılardan... Sonra muttasıl yani devamlı ve koro halinde «Sultan Mustafa'yı is­teriz» nidalarına dönüştü. Evet; ulema ne yapmış etmiş isya­nın şeklini değiştirmiş ve «Vakai Haile» perdesini açmıştı. Ar­tık oynanan oyun bir dramdı hem de ne kanlı bir dram, Os­manlı tarihinin en acılısı...


Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b> <center>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.